Image-Description

Janosch

Oberschlesien’deki Zaborze’de doğdu. 1953’ten itibaren serbest sanatçı olarak çalışmaya başladı. Günümüzde, ıssız bir adada yaşamaktadır. 
Sayısız çocuk ve gençlik romanına imza atan Janosch, “Vaay, Panama ne güzelmiş!” romanıyla “Alman Çocuk Edebiyatı” ödülünü de almıştır. 

Yazarın Kitapları

  • Haydi Gel Hazine Bulalım

    Bir gün Ayıcık nehirde hiç balık yakalayamadan eve dönünce, Kaplancık, eğer zengin olsalardı iki tane alabalık ya da sallanan koltuk ya da yarış otomobili kaskı, ayrıca yatağının üstüne kırmızı lamba ve kürklü çizme alabileceklerini söyledi Ayıcık’a. Bunun üzerine iki dost, hazine bulmaya karar verdiler ve düştüler yola. Hazine bulmak için nehrin bir bu tarafını kazdılar bir öteki tarafını, ormanda kazı yaptılar, hatta denizin dibini bile kazdılar! Ama oralarda bir türlü hazine bulamadılar. Peki, sizce Ayıcık ve Kaplancık, hazine bulmak için başka nereye bakmalıydı acaba?

    12,00 20,00 
  • İyi Günler Pembe Burun

    Pembe Burun, Kaplancık’ın aklını çeldi, oyunlar oynayarak onu kandırdı. Kaplancık da, Ayıcık’ı unuttu, Pembe Burun’u dost bildi. Sonra da… Neler oldu neler!

    12,00 20,00 
  • Kaplancık İçin Dev Parti

    Günlerden bir gün Kaplancık, “Bugün benim doğum günüm, haydi bir parti verelim!” deyince, Ayıcık çok heyecanlanır, Günter Sandıkkurbağası neşeyle vıraklar, Şenşakrak Ördek armonikasıyla katılır onlara.

    Böylece başlayan partiye Ördek Teyze’den Pembe Burun’a, Koca Şişman Orman Ayısı’ndan Zırıltı Kukla’ya, Tavşan Baldriyan’dan Seyahat Eşeği Mayorka’ya, pek çok dost gelir. Partide yemekler yenilir, sütler ve gazozlar içilir, mutlulukla dans edilir…

    Şimdi, bu partiye siz de katılmak isterseniz, hemen ilk sayfayı açın lütfen!

    12,00 20,00 
  • Kaplancık’a Mektup Var

    Ayıcık ve Kaplancık o kadar yakın dostlardır ki, bir gün Kaplancık, balık tutmaya giden Ayıcık’a şöyle der:

    “Sen gittiğin zaman kendimi çok yalnız hissediyorum. Lütfen bana gittiğin yerlerden mektup yaz ki, aldığımda mutlu olayım,

    olur mu?”

    Kaplancık’ın Ayıcık’a mektup yazması ile başlayan bu haberleşme serüvenine önce Hızlı Ayakkabılı Tavşan katılır; sonra da Şanslı Köstebek, Ördek Teyze, Amcaoğlu Kirpi, Uzun Burunlu Adam, Fil ve diğerleri.

    Ah, işte böyledir mektuplar! Sadece bir mektup bile, kooooskocaman mutluluklar yaratabilir!

    12,00 20,00 
  • Palavracı Lari Fari

    Bay Raymakas’ın evinin tavan arasında, esrarengiz bir sandık vardır. Kapağı hafifçe aralıktır bu sandığın ve bu aralıktan bir aslan patisi sarkar!..Sonra, akşam saat tam sekiz buçukta, sandığın kapağı aniden açılır ve Palavracı Lari Fari, dışarı fırlar!..

    12,00 20,00 
  • Seni İyileştireceğim Dedi Ayıcık

    Ah, ah, ah… Zavallı Kaplancık bir gün ormandan zar zor döner. Öyle hastadır ki, adım atacak hâli yoktur. Ayıcık çok üzülür bu duruma ama “Göreceksin, seni hemen iyileştireceğim,” diyerek kolları sıvar. Önce ağrıyan yerlerini sarar Kaplancık’ın, sonra Ördek teyze’yi ve diğer dostları çağırır Kaplancık’a moral vermesi için. Daha sonra da, hep birlikte hastaneye giderler.

    Hastanede Kaplancık’ın röntgeni çekilir, ilaçları verilir. Ama Kaplancık’ı asıl iyileştirecek olan nedir acaba ?

    İşte bu sorunun cevabı, okuyacağınız öyküde saklı !

    12,00 20,00 
  • Vaay, Panama Ne Güzelmiş!

    “Bir arkadaşınız varsa hiçbir şeyden korkmanız gerekmez!”

    Ayıcık ve Kaplancık, iki candan dosttular. Ve hiçbir şeyden korkmuyorlardı; çünkü birlikte bir ayı kadar, bir kaplan kadar güçlüydüler. Nehrin kıyısındaki evlerinde mutluydular. Ama bir sabah yola koyulup Panama’yı aradılar. Hayallerinin ülkesini. Yolculukları esnasında da çok güzel maceralar yaşadılar.
    İyi de, Panama neredeydi?
    Tilki de, inek de, fare de Panama’yı bilmiyordu. Yalnızca horoz onlara yardımcı oldu.

    Sonunda, aradıklarını buldular!

    12,00 20,00